İzin verirseniz, bugün sizinle Genel Müdür olarak mikro yönetici ve lider yönetici kafa yapısını, yönetim ekibine, çalışanlara ve şirkete etkilerini paylaşmak istiyorum.
Mikro yönetici, çalışanları yakından takip eden ve onları küçük detaylara aşırı dikkat ederek kontrol eden yöneticidir.
Lider yönetici, çalışanlara doğru rolü veren ve onların aldığı sonuçlara dikkat ederek başarılı olmalarına yardımcı olan yöneticidir.
Bu kapsamda bizim için bir başarısızlık hikayesi olan savunma sanayinin büyük şirketlerinden birinde yaşadığımız bir vakayı kısaca sizinle paylaşmak istiyorum.
Eski bir Devlet Bakanı, Genel Müdürün yakın arkadaşı. Genel Müdürün bizimle çalışmasının faydalı olacağını düşünmüş, kendisiyle görüşmemizi istedi.
Tamam dedik.
Genel Müdür mühendis kökenli, çok parlak bir kariyeri var.
Şirketin 3.000 kişiyi aşkın çalışanı var.
Genel Müdüre direkt bağlı 8 üst düzey yöneticinin hepsi de mühendis kökenli.
Genel Müdür ve üst yönetim ekibi gece geç saatlere kadar şirkette çalışıyor.
Kendilerini, gerçekten şirketin başarısına adamışlar.
Genel Müdür ve üst yönetim ekibini analiz ettik.
Şöyle bir sorun teşhis ettik: Genel Müdür mikro yönetici, üst yönetim ekibi de uzman bir ekip. Kağıt üstünde çok kapsamlı görev tanımları olsa da Genel Müdür, ekibi talimatla yönetiyor, detayları takip ediyor ama işi delege etmiyor, yetki, sorumluluk vermiyor, ekibin inisiyatif almasını istiyor, ekibi motive etmiyor. Ekipte mikro yöneticilerden oluşan uzman bir ekip. İş bitirici bir ekip değil, inisiyatif alacak kimse yok. Bu nedenle, işler zamanında bitmiyor, proje teslim süreleri uzuyor, maliyetler yükseliyor.
Çözüm için şunu önerdik: Genel Müdürün kafa yapısını mikro yönetici tarzından lider yönetici tarzına geçirmeliyiz, ekibi uzman ekipten iş bitirici ekibe dönüştürmeliyiz. Bunun içinde şirketteki ve sektördeki iş bitirici adamları tespit etmeliyiz ve bir “iş bitirici yönetici havuzu” oluşturmalıyız. Süreç içinde terfi, transfer, organizasyon değişikliği veya yeni işe alım yaparak iş bitirici bir yönetim ekibi haline gelmeliyiz. Ekibi, lider Genel Müdürün işi delege edebileceği, yetki ve sorumluluk devredebileceği ve sonuç alabileceği duruma getirmeliyiz. Ardından şirkette işler zamanında bitmeye başlayacak, proje teslim süreleri kısalacak, maliyetler azalacak.
Raporumuzu ve yol haritamızı Genel Müdürle paylaştık.
Genel Müdür, kendisinin, ekibinin ve şirketinin zaten başarılı olduğunu, mikro yönetici olmanın sakıncalarını bildiğini, ekibinde dört tane doktoralı yönetici olduğunu ve Türkiye’nin en iyi ekiplerinden biri olduğunu söyledi.
Kahvemizi içtik ve onlara başarılarının devamını diledik.
Bizde bir başarısızlık hikayesi kazanmış olduk.
Ülkemizde Genel Müdürlerin çoğunluğu mikro yönetici olarak işi yönetirler.
Bu Genel Müdürler, uzmanlık niteliği yüksek olan, mühendis kökenli, mükemmeliyetçi ve kendi alanlarının dışında kararsız kişilerdir.
İşi delege etmek, yetki, sorumluluk vermek istemezler.
Çünkü delege ettikleri kişinin işi kendileri kadar iyi yapamayacaklarına inanırlar.
Bu nedenle, mikro yönetici olmayı ve işi kendileri yapmayı tercih ederler.
Zamanlarını, astlara talimatlar vererek ve tüm detayları bilerek, işin parçalarını bir araya getirmeye çalışarak harcarlar.
Böyle olunca astlar iş tatmini ve başarma duygusu yaşayamazlar.
Kendilerini şirkette yeterli ve değerli hissedemezler.
Potansiyellerinin bu şirkette değerlendirilemediğini düşünürler.
Bir süre sonra kariyerlerinde ilerleyemeyecekleri korkusuna kapılırlar.
Sonuç olarak motivasyonları düşer, şirkete bağlılıkları azalır ve iş aramaya başlarlar.
Öte yandan gelen parça işler mikro yönetici Genel Müdürün masasında birikir.
Genel Müdür parçaları birleştirmek için kendi başına uzun saatler çalışır.
Bir Genel Müdür şirkette en fazla çalışan kişi olduğunu veya kimsenin kendisi kadar çalışmadığını söylüyorsa mikro yönetici olabilir.
Genel Müdür mikro yöneticiyse, yönetim ekibi de mikro yöneticilerden oluşur.
Böyle olunca şirketlerde, mikro yönetim konusu büyük bir soruna dönüşür.
İşler zamanında bitmez.
Verilmesi gereken kararlar gecikir.
Hedefler tutturulamaz.
Şirketin kârı ve cirosu beklenen noktada olmaz.
Genel Müdür Mikro yönetici değil lider yönetici olmalıdır.
Genel Müdürü işi yapan kişi değil, yaptıran kişi olmalıdır.
Kendini bir sinema yönetmeni gibi düşünmeli, senaryodaki rolleri doğru kişilere vermelidir.
Oyuncuların rollerini istekli bir şekilde oynamalarını sağlamalıdır.
Bu çerçevede, işi paylaştırmalı, delege etmelidir.
İşi parçalar üzerinden değil sonuçlar üzerinde takip edebilmelidir.
Mikro yönetici teşhisi konusunda uyanık olmalı ve kendini takip etmelidir.
Astlarına, sonuç istediği görevler vermeli aynı zamanda görevin başarılmasını sağlayacak yetki ve sorumluluk da sağlamalıdır.
Yapılması gereken görevleri, görevin başlangıç ve bitiş zamanını tanımlamalıdır.
Yapılan işi izlemeli ve kontrol etmelidir.
Tüm süreçte, yönetim ekibine ve çalışanlara güven aşılamalı, destek sağlamalı ve cesaretlendirmelidir.
Böyle olursa önce yönetim ekibi, sonra çalışanlar iş tatmini ve başarma duygusu yaşarlar.
Zorlandıklarında Genel Müdürün desteğini almak onların Genel Müdüre olan güvenini ve saygısını yükseltir.
Şirkete bağlılıkları artar.
İş arayışlarına girmezler.
Daha yüksek maaş ve pozisyon teklifi yapan şirketleri geri çevirirler.
Genel Müdürün her seferinde zorlaştırdığı işlerden heyecan duyarlar ve bu işleri kendilerini geliştirme fırsatı olarak görürler.
Şirkette takım ruhu gelişir, akılcı bir çalışma düzeni oluşur.
Şirkette yönetim ekibi iş bitirici olur ve büyük bir avantaja dönüşür.
İşler zamanından önce biter.
Her kademede hızlı ve isabetli kararlar verilir.
Hedefler aşılır.
Şirketin kârı ve cirosu beklenenin üstüne çıkar.
Siz, bir Genel Müdür olarak mikro yönetici misiniz yoksa lider yönetici misiniz?