Gıda sektöründe süper ligde (ilk 500 şirket arasında) bir şirket.
Şirketin mali müşaviri aynı zamanda yönetim kurulu üyesi.
Patrona “yönetim kadrolarında daha fazla sonuç alıcı adamlar çalıştırmamız lazım” diyerek bizi tavsiye etmiş,
Görüştük.
Patron 60 yaşlarında, çok çalışkan, meslek lisesi mezunu, işe sıfırdan başlamış, şirketi 3000 kişinin çalıştığı bir büyüklüğe getirmiş.
Patron, mali müşavirinin isteği üzerine bizimle görüştüğünü, işi büyütmek istediğini, ilk 500 firma listesinde, 220. sırada olduklarını ve ilk 100 firma arasına girmeyi hedeflediklerini, bu çerçevede bir çalışma yapmamızı istedi.
Bizde bunun için şirketin organizasyonunu, yönetim kurulunu, satış-pazarlama, üretim ve mali-idari işler ekiplerini değerlendireceğimizi, sonuç alıcı adamları tespit edeceğimizi ve bu kişilerin sayısını arttıracak bir yol haritası sunacağımızı paylaştık.
Şirket, krediyle yeni bir üretim tesisi kurmuş ve ardından krize yakalanmış.
Üretim kapasitesini arttırarak ve pazara yeni ürünler sunarak büyümeyi hedefliyor.
Rakiplerle kendisini üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği üstünden mukayese ediyor.
Öte yandan Patronun eşi kanser hastası. İki oğlu var, büyük oğlu yönetim kurulu başkanı vekili, küçük oğlu yönetim kurulu üyesi.
Genel Müdür patronun lisedeyken keşfettiği çok zeki ve çalışkan bir kişi, İngilizce konuşabilen tek yönetim kurulu üyesi.
Patron lisedeyken burs vermeye başlamış, ülkemizin yabancı dille eğitim veren üniversitelerinden birinde okutmuş, daha sonra şirkette çalışmaya başlamış.
Şirketteki en güçlü kişi, şirketin bütün girdisine çıktısına hakim, patronun en güvendiği aynı zamanda patronun oğlanlarının da en kıskandığı ama diş geçiremedikleri tek kişi.
Patron, iki oğlu, mali müşavir, Genel Müdür ve şirket yöneticileri ile değerlendirmeler, görüşmeler yaptık.
Her şey iyi gidiyordu.
Yönetim Kurulu toplantısına girdik.
Şirketin büyük mali sorunları vardı.
Acil kredi arıyorlar ve bankalarla görüşmeler yapıyorlardı.
Şirketin mali tablolarını görmek istedik.
Genel Müdür, bilgisayar programını değiştirdikleri için mali tabloları paylaşamayacaklarını söyledi.
Ne zaman mali tablolara bakabiliriz diye sorduk, Mali İşler Müdürü, yeni sisteme altı ay içinde geçeceklerini, geçer geçmez bizimle tabloları paylaşacaklarını söyledi.
Bu cevap üstüne biz ilk soru işaretini koyduk.
Mali tablolarını görmeden şirketin durumunu nasıl bilebilirdik?
Patron, iki oğlu ve mali müşavir durumu normal karşıladılar.
“Zaten borcumuz çok, siz mali tabloları görmeden raporu hazırlayın” dediler.
Bu arada bize şirket içinden sürekli Genel Müdür, yöneticiler, amirler hakkında yolsuzluk iddiaları geliyordu.
“Genel Müdürün işe başladığında hiç bir şeyi yoktu, şimdi patronlardan zengin, bir araştırın.”
“Mali işler müdürü istediği faturayı ödüyor, istemediği faturayı ödemiyor, üç yıldır şirkette çalışıyor, üç tane evi var, nasıl oluyor?”
“Satın alma müdürü emekli astsubaydı, şirkette çalışmaya başladı şimdi iki tane evi var, bu adamın maaşı belli, bu evleri nasıl aldı?
“Lojistik müdürü, şöförlerle anlaşmış, fazla masraf gösterip, parayı şöförlerle paylaşıyor.”
Daha neler, neler.
Şirketin derhal bizim önerdiğimiz bir bağımsız denetleme firması tarafından denetlenmesini istedik.
Patron, Genel Müdürün ve diğer yöneticilerin bunu kendilerine güvensizlik gibi algılayacaklarını, onlara güvendiğini bu nedenle böyle bir şey yapmayacağını söyledi. İki oğlu ve mali müşavirde aynı fikirdeydi.
Ama şirketin Genel Müdür ve üst yöneticilerinin mal beyanında bulunması teklifimizi, “devlette de bu var” diyerek kabul ettiler ve mal beyanı istediler.
Genel Müdür ve diğer yöneticiler aniden bir hafta ortadan kayboldu.
Mal beyanları geldi.
Her şey normal.
Bizde bu arada “Hedef İlk 100” raporumuzu hazırladık.
Şirkette 50 yönetici vardı. Bunlardan 3 kişinin (Patron, Genel Müdür ve Mali Müşavir) sonuç alıcı potansiyeli yüksekti, 7 tanesinin ortaydı, 40 tanesinin de düşüktü.
Şirketin yönetim ekibine, Şampiyonlar Ligi’ndeki şirketlerden (ilk 100 büyük şirket) sonuç alma potansiyeli yüksek yönetici transfer ederek, yeni yöneticiler işe alarak ve şirketin havuzundaki yöneticileri tespit edip geliştirerek yukardaki sonuç alıcı potansiyeli yüksek yönetici sayısının birinci yıl 5’e ikinci yıl 7’ye üçüncü yıl 10’a yükseltilmesini ve şirketle kaynaştırılmasını kapsayan bir yol haritası hazırladık.
Genel Müdürün ve üst yöneticilerin hemen değiştirilmesini önerdik.
Patron, iki oğlu ve mali müşavir bize teşekkür etti ama raporumuzu uygulamaya geçirmedi.
Bir süre sonra şirketin konkordato ilan ettiğini duyduk.
Genel Müdür ve diğer yöneticiler istifa ettiler.
Şirketin yüklü miktarda borcu vardı.
Genel Müdürün ve diğer yöneticilerinde yüklü miktarda serveti çıktı.
Patron ve iki oğlu, Genel Müdürü ve diğer yöneticileri mahkemeye verdi.
Daha sonra rakip şirket, devletin de desteğiyle bu şirketi 1 liraya satın aldı.
Çalışanlar şimdi rakip şirkette çalışmaya devam ediyor.