Sayın Patron,
Bugün sizinle, paranın başındaki adamla ilgili konuşmak istiyorum.
Paranın başındaki adama bazı patronlar muhasebeci, bazıları, mali işler müdürü, bazıları finans müdürü, bazıları finans direktörü, bazıları CFO diyor.
Büyük bir patronumuz “ben yıllar boyunca hep mali işler müdürü aradım ama bana hep muhasebeciler denk geldi, ilk defa istediğim gibi bir mali işler müdürüyle çalışıyorum” demişti.
Bende merakla “arada ne fark var?” diye sormuştum.
O ‘da “mali işler müdürü parayı yönetir, muhasebeci defter tutar” demişti.
İzin verirseniz ben de bu patronumuz gibi şirketinizdeki paranın başındaki adam için mali işler müdürü ünvanını kullanacağım.
Kulakları çınlasın, Allah uzun ömür versin.
Böylece kendisini de anmış olduk.
Çalıştığım patronlara ilk sorduğum sorulardan biri şudur: “Mali işler müdürünüz kim? Parayı mı yönetiyor yoksa defter mi tutuyor?”
Eğer piyasadaki çoğu şirkette olduğu gibi sizin de paranın başındaki adamınız parayı yöneten değil sadece defter tutan bir adamsa, “olmuş veya olacak” büyük sorunlarınız var demektir.
Bu okyanusta, pusulasız gemiyle dolaşmak gibidir.
Nereye gittiğinizi bilmiyorsunuzdur daha da kötüsü bundan haberiniz de yoktur.
Bundan daha riskli bir durum olabilir mi?
Bugün pek çok patron, “mali işler müdürü, vergi ve personel işlerini halletsin, alacak-verecek işlerini takip etsin yeter. Zaten bilgisayar programı var, Parayı ben idare ederim” diyor ve büyük mali sorunlarla karşılaşıyor. Mali müşavirlere, avukatlara ancak kriz durumlarında ve çoğunlukla iş işten geçtikten sonra başvuruyor ve can havliyle zararı, kaybı azaltmaya çalışıyor.
Belli büyüklükteki firmalara, kanunen bağımsız denetleme şartı getirilse de pek çok patron, bunu devletin yapılmasını istediği bir formalite gibi algılıyor ve bu önemli hizmetten parasını ödemesine rağmen yeterince istifade edemiyor.
30 yılı aşkın kariyerim boyunca mali işler müdüründen defter tutmasını bekleyen, kendisinin parayı yönettiğini sanan fakat battığından haberi olmayan patronlar gördüm.
Patronun, mali işler müdürlüğü pozisyonuna en güvendiği kişi olarak eşini, kardeşini, yeğenini, akrabasını getirdiğini ve sonra işlerin nasıl karıştığını ve daha büyük sorunlara yol açtığını gördüm.
Bağımsız denetleme yapılmadığı için patronun en güvendiği kişilerin şirketi dolandırdığını gördüm.
Bunun yanında çok iyi mali işler müdürleri ve bu kişilerin saygısını kazanmayı başarmış patronlarda gördüm.
Benim değerlendirmeme göre bu patronlar uzman, uygulayıcı profildeki kişilerden çok sorun çözücü profildeki kişileri mali işler müdürü yapıyorlar.
Bu mali işler müdürleri bir kere rakamlara, verilere dayalı yaptığı tespitlerle ve teşhislerle zekalarını ortaya koyuyorlar ve hayranlık uyandırıyorlar.
Düzgün bir raporlama sistemi kuruyorlar.
Sağlam bir bütçe hazırlıyorlar ve bütçeyi uygulama konusunda titizler.
İşle ilgili stratejik kavrayışları var ve işin mali boyutunu iyi takip ediyorlar ve mali riskleri kontrol altında tutuyorlar.
Ellerindeki nakit parayı iyi bir şekilde değerlendirmek için uyanık bir şekilde hareket ediyorlar.
Bankacı çevreleri var, onların dilinden konuşabiliyorlar ve onların güvenini kazanıyorlar ve ilişkilerini iyi bir şekilde yürütebiliyorlar. Böylece bankaların sağladığı avantajlardan herkesten önce haberdar oluyorlar ve yararlanıyorlar.
Tedarikçilere gerçekten iş ortağı olarak bakıyorlar ve onlara sorun çıkartmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Satış-pazarlama ekipleriyle uyumlu bir şekilde çalışıyorlar ve onların indirim, vade arttırma taleplerine orijinal çözümler geliştiriyorlar.
Satın alma sürecini iyi yönetiyorlar.
Devlet kurumlarıyla ilişkilerini düzgün bir şekilde yürütüyorlar.
Belki de hepsinden önemlisi, patronu mali durumla ilgili çok iyi bilgilendiriyorlar ve patrona kazandırıyorlar.
Patronla sıfırdan Mali İşler Müdürü olarak başlayıp Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olmuş çok kazandırmış, bilgili, güvenilir ve saygın kişiler tanıyorum.
Sayın patronum sözü fazla uzatmak istemiyorum.
Kısaca paranın başındaki adamınız, Mali İşler Müdürünüz, sizin paraya bakışınızla, parayı nasıl yönettiğinizle, şirketinizin başarısıyla ve potansiyeliyle ilgili önemli işaretlerdir.
Umarım paylaştıklarım size ilham vermiştir.
Keyifli bir pazar günü diliyorum.