Patrona mektuplar: Şirketinizde nepotizm veya Türkçesiyle kayırmacılık var mı?

Sayın Patron,

Şirketinizde nepotizm veya Türkçesiyle kayırmacılık var mı?

Nepotizm, patronun, akrabalarını veya yakın çevresindeki insanları işe almasına, terfi ettirmesine veya ödüllendirilmesine deniyor, Türkçesi kayırmacılık. 

Bu durumda, işe alınan kişinin yeterliliği veya liyakati ikinci planda kalıyor, bunun yerine aile bağı veya kişisel yakınlık önemli hale geliyor, işe göre adam alınmıyor ama adama göre iş yeniden tarif ediliyor.

Nepotizm, işe alım, tayin, terfi, ödüllendirme sürecinde şirketin adil davranmasını engelliyor, fırsat eşitliğini ortadan kaldırıyor, aidiyet duygusuna zarar veriyor, çalışanların motivasyonunu düşürüyor ve şirket kültürünü zehirliyor. 

Patron Mehmet Bey, önde gelen inşaat şirketlerinden birinin patronuydu ve ablasına çok düşkündü. Ablasının iki oğlu vardı. Ablasına, büyük oğlu Hakan’ı üniversiteden mezun olunca şirkette işe alacağına söz vermişti. Patron Mehmet Bey’in ablasını kırması mümkün değildi. Aile doğal olarak her şeyden önce gelirdi. 

Yeğen Hakan Bey, üniversiteden mezun olur olmaz şirkette Mali İşler Direktörlüğü’nde iç denetim uzman yardımcısı olarak işe başladı. Ancak Yeğen Hakan Bey’in hiçbir iş deneyimi yoktu, şirkette herkes onun patronun yeğeni olduğu için işe alındığını biliyordu.

Ancak, bir süre sonra diğer çalışanlar, Yeğen Hakan Bey’in şirketteki performansını kendi aralarında eleştirmeye başladılar. Hakan Bey, patronun yeğeni olduğu için şirkette özel bir muamele görüyordu, arabasını çalışanların park yerine değil patronun arabasının yanına park ediyordu. Yemekhanede şirket yemeğini yemiyordu. Söylentiler göre de maaşı aynı pozisyonda olan diğer çalışanlardan iki kat daha fazlaydı. Bir yıl sonra Yeğen Hakan Bey iç denetim uzman yardımcılığı pozisyonundan terfi etmiş ve iç denetim uzmanı ünvanı almıştı. Bu ayrıcalıklar, diğer çalışanların tepkisini çekiyordu ve birçok çalışan, Hakan Bey’in işe alınmasının ve terfi ettirilmesinin liyakate dayanmadığını ve bunun hem yanlış hem de kendilerine yapılmış bir haksızlık olduğunu düşünüyordu.

Mehmet Bey, önde gelen bir yönetim danışmanıyla yaptıkları aile anayasasında şirkette liyakat ilkesinin uygulanacağını, işe alımlarda, tayin ve terfilerde adama göre iş değil işe göre adam kuralına dikkat edileceğini yazılı olarak beyan etmişti.

Ama aile anayasasına rağmen şirkette liyakat ilkesi uygulanamıyordu ve kimse bunu patrona söyleyemiyordu.

Ayrıca, Yeğen Hakan Bey, işe alındığı pozisyonda başarılı değildi ama Mali İşler Direktörü Hüseyin Bey, Patron Mehmet Bey’in, Yeğen Hakan Bey’i ne kadar sevdiğini bildiği için sessiz kalmayı tercih etmişti. Diğer taraftan da kendisine iş arıyordu.

Patron Mehmet Bey, aile anayasasını uygulama konusuna önem veriyordu ama o kadar çok işi vardı ki Hakan Bey’in akrabalık bağından dolayı özel bir muamele gördüğünün fark edemedi. 

Mali İşler Direktörü Hüseyin Bey, kendisine yeni iş bulunca, ekipten üç kişiyi de yanına alarak şirketten ayrıldı. Şirketin mali işler departmanı neredeyse çökmüştü. 

Patron Mehmet Bey, Mali İşler Direktörü Hüseyin Bey’in neden şirketten ayrıldığını anladı ama iş işten geçmişti. 

Mali işler departmanındaki diğer çalışanların ayrılmasını önlemek için, Yeğen Hakan Bey’i üretim departmanında, kalite kontrol uzmanı pozisyonuna atadı. 

Sayın Patron,

Nepotizmin, Türkçesi kayırmacılık, şirketiniz için ne kadar zararlı olduğunun farkında mısınız?

Bloga dön