Türkiye’deki şirketlerin en önemli yapısal sorunu nedir?

“Türkiye’deki şirketlerin en önemli yapısal sorunu nedir?” diye bize sorarsanız, “yönetim ekiplerinin ve satış-pazarlama ekiplerinin zayıflığı” diye cevap veririz.

Dikkatinizi çekerim: “Sermaye yetersizliği, yetişmiş personel eksikliği, devlet desteğinin azlığı veya vergilerin çokluğu” demedim.

Peki neden?

Bir şirketi, bir restoran gibi düşünün.

Nasıl restoranın aşçısı, garsonu, patronu varsa, şirketlerinde teknik-idari ekibi, satış-pazarlama ekibi ve yönetim ekibi var.

Aşçı yemeği hazırlar, garson müşteriye sunar, patron restoranın kâr etmesini sağlar.

Şirketlerde, teknik-idari ekip, ürünü veya hizmeti, müşteriye sunulabilir hale getirir, satış-pazarlama ekibi müşteriyle buluşturur, yönetim ekibi de şirketin bu işten kâr etmesini sağlar.

Türkiye’de şirketlerin mutfak ekibi yani teknik-idari ekip çoğunlukla iyidir.

Çünkü aşçı ve patron aynı kişidir.

İşe sıfırdan ve mutfaktan başlamıştır.

Rol modeli de aşçı ve patrondur.

Patron aşçı olduğu için mutfağa odaklı bir vizyonu vardır.

Restorandan kazandığı parayı mutfağa yatırır, tava, tencere, tabak, alet edavat alır, her şey yeniyse boya, badana, tadilat yaptırır.

Onun için garson o kadar önemli değildir.

Ne olacak ki, yemeği mutfaktan alıp müşterinin önüne koyacak.

Müşteri karnını doyurunca da hesabı alacak.

Bu kadar.

Herkesin yapabileceği bir iş.

Restoranın yeri, müşteri kitlesi, menüsü, para kazanıp kazanmadığı konusuna fazla kafa yoramaz çünkü zamanı yoktur, mutfaktan yemeğin çıkması gerekir çünkü müşteriler aç ve öfkelidir.

Şirketlerin patronları da kazandıkları parayı üretim tesislerine, fabrikalara, makinalara, bilgisayarlara, yatırırlar ve bunun değerli olduğunu düşünürler.

Satış-pazarlama onlar için önemli değildir, önemli olan üretmektir ve üretildikten sonra nasıl olsa satılır. Kim olsa satar.

Şirketin para kazanıp kazanmadığı konusuna kafa yormak zordur, çünkü hesap baya karmaşık bir hesaptır ve içinden çıkmak kolay değildir.

Buna kafa yoracak insanları bulmak, çalışmaya ikna etmek ve çalıştırmakta zordur.

Çünkü bu patronların zihinlerinin derinliklerinde, somut, elle tutulabilen şeyler, soyut elle tutulamayan şeylerden daha değerlidir.

Bu nedenle kendilerinin gözünde, kendilerinin değeri azdır, insanın değeri de azdır ama fabrikaların, makinaların, bilgisayarların değeri fazladır.

Bugün Türkiye’deki firmaların kafa yapısı budur.

Bu nedenle yönetim ekipleri ve satış-pazarlama ekipleri zayıftır.

Şirketlerimizin verimsiz olmasının sebebi budur.

Ülkemizin ihracatındaki katma değeri arttıramamasının sebebi de budur.

Bu da Türkiye’deki şirketlerin en önemli yapısal sorunudur.

Bloga dön